|
TAMAMEN YENİ OLANLAR
GÖNÜL YÜZÜNDEN
Felek sırtımdayken ben binemedim.
Kara talihimi hiç yenemedim
Sevmek çok kolaydı sevilemedim.
Gözü kör olası gönül yüzünden.
Ezik duyguları okşuyor sandık.
Hissedilemedim orda bir anlık.
Güneşli havada içim karanlık.
Gözü kör olası gönül yüzünden.
Aklım barlı, zihnim ağır başlı mı?
Kalbim yorgun bitkin, benden yaşlı mı?
Dudaklarım konuşmuyor suçlu mu?
Gözü kör olası gönül yüzünden.
Dağdan, derelerden aşırdım yolu.
Susadım kuruttum damağı dili.
Aşk oburu oldum gavurun dölü.
Gözü kör olası gönül yüzünden.
Topraksız Alkan’ım gerçekten sustum.
Kurtla arkadaşken baltayı astım.
Kırk sefer ölçtüm de bir yanlış kestim.
Gözü kör olası gönül yüzünden.

YAĞMA YAPILDI
Seven aldatılır, yanıldım demez.
Sevgi dolu yürek korkar gidemez.
Veresiye alan sonra ödemez.
Benim umutlarım yağma yapıldı.
İnsan yanılırsa korkudan gitmez.
Sevilmeye lâyık oluşu yetmez.
Ödünç verdim tekrar iade etmez.
Bütün umutlarım yağma yapıldı.
Gözden uzaklaştın diye unuttum.
Dürüstüm, sempatik şekilde yattım.
Seslere sarıldım sözümü tuttum.
Bütün umutlarım yağma yapıldı.
Sen bir sefer doğdun bir sefer ölün.
Yaşayan ölüyüm yanına gelim.
Her gün batışında kırılır belim.
Zati umutlarım yağma yapıldı.
Topraksız Alkan’ım lüzum görürken.
Sebepsiz bir yere iştah kururken.
Hayallerim yıkılmadan dururken.
Benim umutlarım yağma yapıldı.
TARİFİNE RASLI YAMAN
Tapusu yok, vergiden de muhaftır.
Yaş farkı da gözetlemez bilesin.
Aşk denen şey anlatılmaz tuhaftır.
Davranışla bakıştadır bilesin.
Telaşlanın heyecanla çırpılın.*
Konuşurken nazikleşin kırpılın.
Tüy gibi yumuşak bulun çarpılın.
Tarifine raslayaman bilesin.
Ona karşı sarf ettiğin hitapta.
Hoş görüde tebessüm de sebat’ta.
Olduğundan yazılmıyor kitapta.
İsteyince bulamazsın bilesin.
Topraksız Alkan’ım sevenden çakar.
Güzellik görürse kendide bakar.
Sen istemesen de içini yakar.
Aşkın mucizesi kordur bilesin.
*Sallanın, titren, bir hoş olun, şaşırın, dökülün.

MANEVİDEN ÖNEMLİ
Mutluluk bankasında yatan hesabın.
Sıhhat, sevgi, saygı doldu ev sabim.
Otuz yıldır oldu mu ki gazabım.
Maddi çıkar maneviden önemli.
Hazır bez var artık höllük* elenmez.
Güzel istemezse ona bilenmez.
Çok kişiler sevgi için dilenmez.
Maddi çıkar maneviden önemli.
Görseler de tanımazlar bilmezler.
Senin için kıtalardan gelmezler.
Bundan sonra aşk uğruna ölmezler.
Maddi çıkar maneviden önemli.
İnsan sevmeyince hayat çekilmez.
Ümit etmeyince meyve dikilmez.
İstenmeyen kalbe tohum ekilmez.
Maddi çıkar maneviden önemli.
Topraksız Alkan’ım ışık yakmadan.
Çok düşünmüş henüz dağa çıkmadan.
Yaşarken hava ya suya bakmadan.
Maddi çıkar maneviden önemli.
* Toprak.

BİR HALE DÜŞÜRDÜN
Dedikodulardan kaçılmayacak.
Bir hale düşürdün köyün içinde.
Sen gelmezsen kapım açılmayacak.
Bir hâle düşürdün köyün içinde.
Senden kopamadım artık sürekli.
Yaşıyorum ama tavşan yürekli.
Zorluklara göğüs germem gerekli.
Bir hâle düşürdün köyün içinde.
Akşamları yine güneş batacak.
Karanlık basınca millet yatacak.
Kalbimi söküp de her an atacak.
Bir hâle düşürdün köyün içinde.
Boşa sinirlendin biraz çenen çek.
Komşu duyar ise küpe binecek.
Senden hoşlanınca deli denecek.
Bir hâle düşürdün köyün içinde.
Topraksız Alkan’ım yanıyor tepem.
Hudutsuz, bilerek kurulur kapan.
Cansız hayalini gizlice öpen.
Bir hale düşürdün köyün içinde.

ÇABA GÖSTERDİM
Bozkırda açılan vahşi çiçektin.
Akıllı, alımlı, güzel gerçektin.
Sevimli bir sülün idin el çektin.
Gelsin diye vallah çaba gösterdim.
İlme* doldu arkasıyla önüyle.
Kıyaslama onu şimdi dünüyle.
Değeri yok, sanatsallık yönüyle.
Kalsın diye vallah çaba gösterdim.
Yoğurdunla birleştir de kat aşım.
Uykun gelmiş ise uzan yat eşim.
Sönmüş halde kıvılcımlı ateşim.
Yansın diye vallah çaba gösterdim.
Güneşi yedikçe toprağın yanar.
Bulutu gördükçe yağacak sanar.
Gökte uçan kuşlar tarlana konar.
Yılsın diye vallah çaba gösterdim.
Topraksız Alkan’ım oluyor dulda.
Oturalım artık bir gölge bulda.
Ellerim havada gözlerim yolda.
Bilsin diye vallah çaba göster
*Sökülmeyen, yerinden kalkmayan, yerli kaya.

FIÇÇIKLADIN EZDİN SEN.
Yüreğimi sana emanet ettim.
Vıcık vıcık fıççıkladın* ezdin sen.
Onu hiç bırakma diyerek gittim.
Eve kilitledin çıktın gezdin sen.
Gizli cazibeli gizemli bendim.
Aklınla kalbimin içine indin.
Yanan yüreğimin çaresi sendin.
Bilinmeyen yönlerini çözdün sen.
Çalıştım çabamla beni görmedin.
Yan yana oturduk hatır sormadın.
Ümit verdin lâkin, gönül vermedin.
Tertipledin sıraladın düzdün sen.
Sap gibi kalınca sen oldun düven.**
Göstermiş olduğun değeri öven.
Hüsrana uğrattı duyduğum güven.
Gönlünde yer vermen her hâl yozdun sen.
Topraksız Alkan’ım hesaba katman.
Soba yığ yakıp da yanına yatman.
Yağmurun ıslattı üşüten sıtman.
Olduğundan baygın halde süzdün sen
* Ellerinle yoğurdun, ezdin.**Düven: döven, sap, ot gibi
Şeyleri ezip saman yapan, At, eşek, öküz, koşularak
çekilen bir alet.

GEL DE GÖNLÜME ANLA
Evimde mutluyum normal yaşlandım.
Hayat ortamında süslü işlendim.
Evli iken seni gördüm hoşlandım.
Bunu benim gel de gönlüme anlat.
Yollarına inan halı serecek.
Ellerine taze güller verecek.
Arzuluyor seni mecbur görecek.
Bunu benim gel de gönlüme anlat.
Marul gözlüm ben alınmam asılsız.
Yaşama sebebim bırakma tuzsuz.
Senin olmadığın yerler çok ıssız.
Bunu benim gel de gönlüme anlat.
Okyanuslar kadar derin ve ırak.
Sevgiyle yüklendim, su kadar berrak.
Hislerim örtülüdür, açılan merak.
Bunu benim gel de gönlüme anlat.
Topraksız Alkan’ım yersiz görülmez.
Senin kalbin başkasına verilmez.
Üzmek istesen de, elbet kıyılmaz.
Bunu benim gel de gönlüme anlat. |