Flaş Haberler

Sitemiz Yayına Girdi. www.topraksizalkan.com

Anasayfa

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün81
mod_vvisit_counterDün141
mod_vvisit_counterBu Hafta743
mod_vvisit_counterBu Ay4335
mod_vvisit_counterToplam95701

Giriş Formu






Şifrenizi mı unuttunuz?
Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?
Henüz bir hesabınız yok mu?
Kayıt ol

Güzel Sözler

Ömrüm boyunca oruç tutsam, hiç uyumadan geceleri ibadetle geçirsem, malımı parça parça Allah yolunda infak etsem, fakat gönlümde Allah’a itaat edenlere karşı bir sevgi, isyan edenlere karşı bir nefret duymasam, bütün bu yaptıklarımdan bir fayda göremem.
Abdullah bin Ömer -

Kimler Sitede

Şu anda 5 konuk çevrimiçi

Anket

Sitemi nasıl buldunuz?
 

Foto Slayt

Ziyaretçi Bilgisi

IP

Son Dakika

Kırşehir Karıncalı Köyü
Aşk Şiirlerim PDF Yazdır e-Posta

TAMAMEN YENİ OLANLAR

kalbim buz tuttu sensiz

GÖNÜL YÜZÜNDEN

Felek sırtımdayken ben binemedim.

Kara talihimi hiç yenemedim

Sevmek çok kolaydı sevilemedim.

Gözü kör olası gönül yüzünden.

Ezik duyguları okşuyor sandık.

Hissedilemedim orda bir anlık.

Güneşli havada içim karanlık.

Gözü kör olası gönül yüzünden.

Aklım barlı, zihnim ağır başlı mı?

Kalbim yorgun bitkin, benden yaşlı mı?

Dudaklarım konuşmuyor  suçlu mu?

Gözü kör olası gönül yüzünden.

Dağdan, derelerden aşırdım yolu.

Susadım kuruttum damağı dili.

Aşk oburu oldum gavurun dölü.

Gözü kör olası gönül yüzünden.

Topraksız Alkan’ım gerçekten sustum.

Kurtla arkadaşken baltayı astım.

Kırk sefer ölçtüm de bir yanlış kestim.

Gözü kör olası gönül yüzünden.

YAĞMA YAPILDI

Seven aldatılır, yanıldım demez.

Sevgi dolu yürek korkar gidemez.

Veresiye alan sonra ödemez.

Benim umutlarım yağma yapıldı.

İnsan yanılırsa korkudan gitmez.

Sevilmeye lâyık oluşu yetmez.

Ödünç verdim tekrar iade etmez.

Bütün umutlarım yağma yapıldı.

Gözden uzaklaştın diye unuttum.

Dürüstüm, sempatik şekilde yattım.

Seslere sarıldım sözümü tuttum.

Bütün umutlarım yağma yapıldı.

Sen bir sefer doğdun bir sefer ölün.

Yaşayan ölüyüm yanına gelim.

Her gün batışında kırılır belim.

Zati umutlarım yağma yapıldı.

Topraksız Alkan’ım lüzum görürken.

Sebepsiz bir yere iştah kururken.

Hayallerim yıkılmadan dururken.

Benim umutlarım yağma yapıldı.


TARİFİNE RASLI YAMAN

Tapusu yok, vergiden de muhaftır.

Yaş farkı da gözetlemez bilesin.

Aşk denen şey anlatılmaz tuhaftır.

Davranışla bakıştadır bilesin.

Telaşlanın heyecanla çırpılın.*

Konuşurken nazikleşin kırpılın.

Tüy gibi yumuşak bulun çarpılın.

Tarifine raslayaman bilesin.

Ona karşı sarf ettiğin hitapta.

Hoş görüde tebessüm de sebat’ta.

Olduğundan yazılmıyor kitapta.

İsteyince bulamazsın bilesin.

Topraksız Alkan’ım sevenden çakar.

Güzellik görürse kendide bakar.

Sen istemesen de içini yakar.

Aşkın mucizesi kordur bilesin.

*Sallanın, titren, bir hoş olun, şaşırın, dökülün.

MANEVİDEN ÖNEMLİ

Mutluluk bankasında yatan hesabın.

Sıhhat, sevgi, saygı doldu ev sabim.

Otuz yıldır oldu mu ki gazabım.

Maddi çıkar maneviden önemli.

Hazır bez var artık höllük* elenmez.

Güzel istemezse ona bilenmez.

Çok kişiler sevgi için dilenmez.

Maddi çıkar maneviden önemli.

Görseler de tanımazlar bilmezler.

Senin için kıtalardan gelmezler.

Bundan sonra aşk uğruna ölmezler.

Maddi çıkar maneviden önemli.

İnsan sevmeyince hayat çekilmez.

Ümit etmeyince meyve dikilmez.

İstenmeyen kalbe tohum ekilmez.

Maddi çıkar maneviden önemli.

Topraksız Alkan’ım ışık yakmadan.

Çok düşünmüş henüz dağa çıkmadan.

Yaşarken hava ya suya bakmadan.

Maddi çıkar maneviden önemli.

* Toprak.

BİR HALE DÜŞÜRDÜN

Dedikodulardan kaçılmayacak.

Bir hale düşürdün köyün içinde.

Sen gelmezsen kapım açılmayacak.

Bir hâle düşürdün köyün içinde.

Senden kopamadım artık sürekli.

Yaşıyorum ama tavşan yürekli.

Zorluklara göğüs germem gerekli.

Bir hâle düşürdün köyün içinde.

Akşamları yine güneş batacak.

Karanlık basınca millet yatacak.

Kalbimi söküp de her an atacak.

Bir hâle düşürdün köyün içinde.

Boşa sinirlendin biraz çenen çek.

Komşu duyar ise küpe binecek.

Senden hoşlanınca deli denecek.

Bir hâle düşürdün köyün içinde.

Topraksız Alkan’ım yanıyor tepem.

Hudutsuz, bilerek kurulur kapan.

Cansız hayalini gizlice öpen.

Bir hale düşürdün köyün içinde.

ÇABA GÖSTERDİM

Bozkırda açılan vahşi çiçektin.

Akıllı, alımlı, güzel gerçektin.

Sevimli bir sülün idin el çektin.

Gelsin diye vallah çaba gösterdim.

İlme* doldu arkasıyla önüyle.

Kıyaslama onu şimdi dünüyle.

Değeri yok, sanatsallık yönüyle.

Kalsın diye vallah çaba gösterdim.

Yoğurdunla birleştir de kat aşım.

Uykun gelmiş ise uzan yat eşim.

Sönmüş halde kıvılcımlı ateşim.

Yansın diye vallah çaba gösterdim.

Güneşi yedikçe toprağın yanar.

Bulutu gördükçe yağacak sanar.

Gökte uçan kuşlar tarlana konar.

Yılsın diye vallah çaba gösterdim.

Topraksız Alkan’ım oluyor dulda.

Oturalım artık bir gölge bulda.

Ellerim havada gözlerim yolda.

Bilsin diye vallah çaba göster

*Sökülmeyen, yerinden kalkmayan, yerli kaya.

FIÇÇIKLADIN EZDİN SEN.

Yüreğimi sana emanet ettim.

Vıcık vıcık fıççıkladın* ezdin sen.

Onu hiç bırakma diyerek gittim.

Eve kilitledin çıktın gezdin sen.

Gizli cazibeli gizemli bendim.

Aklınla kalbimin içine indin.

Yanan yüreğimin çaresi sendin.

Bilinmeyen yönlerini çözdün sen.

Çalıştım çabamla beni görmedin.

Yan yana oturduk hatır sormadın.

Ümit verdin lâkin, gönül vermedin.

Tertipledin sıraladın düzdün sen.

Sap gibi kalınca sen oldun düven.**

Göstermiş olduğun değeri öven.

Hüsrana uğrattı duyduğum güven.

Gönlünde yer vermen her hâl yozdun sen.

Topraksız Alkan’ım hesaba katman.

Soba yığ yakıp da yanına yatman.

Yağmurun ıslattı üşüten sıtman.

Olduğundan baygın halde süzdün sen

* Ellerinle yoğurdun, ezdin.**Düven: döven, sap, ot gibi

Şeyleri ezip saman yapan, At, eşek, öküz, koşularak

çekilen bir alet.

GEL DE GÖNLÜME ANLA

Evimde mutluyum normal yaşlandım.

Hayat ortamında süslü işlendim.

Evli iken seni gördüm hoşlandım.

Bunu benim gel de gönlüme anlat.

Yollarına inan halı serecek.

Ellerine taze güller verecek.

Arzuluyor seni mecbur görecek.

Bunu benim gel de gönlüme anlat.

Marul gözlüm ben alınmam asılsız.

Yaşama sebebim bırakma tuzsuz.

Senin olmadığın yerler çok ıssız.

Bunu benim gel de gönlüme anlat.

Okyanuslar kadar derin ve ırak.

Sevgiyle yüklendim, su kadar berrak.

Hislerim örtülüdür, açılan merak.

Bunu benim gel de gönlüme anlat.

Topraksız Alkan’ım yersiz görülmez.

Senin kalbin başkasına verilmez.

Üzmek istesen de, elbet kıyılmaz.

Bunu benim gel de gönlüme anlat.

 
YER AYRI YER PDF Yazdır e-Posta
İbrahim Alkan tarafından yazıldı.   
Cuma, 30 Aralık 2011 10:40

DÜVEN GİBİYİM

Güllerim sarardı etrafım tiken.ı
Çalıdan ziyade geven gibiyim.
Harabe gönlümdür hasretlik çeken.
Dişleri dökülmüş düven gibiyim.

Ömrümde gülmedim saldılar gittim.
Tan yeri ağrırken dağda mal güttüm.
Bir yudum su için keşşikte tuttum.
Yalaktan içmeyi seven gibiyim.

Çok çeşitli tiken soydum da yedim.
Bunlarda vitamin çok olur dedim.
Açlığımı dosta hiç bildirmedim.
Senin diş kapıda süven gibiyim.

Topraksız Alkan’ım geri kalmadı.
Kader firenledi şansım salmadı.
Çağlayıp gürleyen dostum olmadı.
Katıklı sofrada yavan gibiyim.

20/ 3/ 06  Drunen, Hol.



PIRNAT PIRNAT YOLARSIN

Kopardın gülümü gizlice yoldun.
Suluda çayır idim tırpanım oldun.
Irgat mı tuttum ki biçmeye geldin.
Niye beni pırnat pırnat yolarsın.

Kara battı gönlüm düzlükte dondu.
Yenime yapıştın olanlar oldu.
Duygumu yazmaya vakit mi kaldı.
Tutup kollarımdan yere çalarsın.

Güllerim masmavi bitkim bıtırak.
Demedin mi tarlalara götürek.
Ekinlerin ortasına oturak.
Diye akıl verip derde salarsın.

Duymak istiyorum dersin sesimi.
Hisset ciğerine çek nefesimi.
Koynumda bırakma şu hevesimi.
Açık buldun kapları dalarsın.

Topraksız Alkan’ım boş yere yanmaz.
İspatlı görmezse duyduğuna kanmaz.
Vefasızlığına ömür dayanmaz.
Niye beni sen aklına dolarsın.

31/ 3/ 06  Drunen, Hollanda.







ENGELLER BÜYÜK

Seni düşünürüm gözlerim arar.
Yüreğim daralır veremem karar.
Görmek isterim ya mesafeler var.
Aramıza konmuş engeller büyük.

Seni görmeyince nefes alamam.
Resmine bakarım canlı bulamam.
Görsem sarılıp da kurban olamam.
Aramıza konmuş engeller büyük.

Senin ile olmak yaşamak güzel.
Dua’lar ederim her gün bize gel.
Şimdi çok özlerim görürdüm ezel.
Aramıza konmuş engeller büyük.

Kül olmuş ateşi kibrit yakar mı?
Gönül seni ister yâre bakar mı?
Elimde değil ki, duygum sakar mı?  
Aramıza konmuş engeller büyük.

Topraksız Alkan’ım istese takmaz.
Buz tutmuş olursa sular da akmaz.
Boşa arzuluyor güzel de bakmaz.
Aramıza konmuş engeller büyük.

22/ 3/ 06 Drunen, Hollanda.



SANDIM ZARARLI ÇIKTIM.

Günlerce beklerim düşmen gözümden.
Hasretin bitirdi dönmem sözümden.
Sevgi şevkât hoşgörünün yüzünden.
Hep sana bağlandım zararlı çıktım.

Nerden bilim bana gözlerin düşman.
Tatlı sözlerinle tuzağa düşmem.
Kalbinin atışı vurdukça pişman.
Olup köle yaptı zararlı çıktım.

Güzelim ben seni senden istedim.
Yabancı el uzanırsa kız ne edim.
Tek şey seni benden ayırır dedim.
Ölüm sandım ama zararlı çıktım.

Topraksız Alkan’ım olmasın engel.
Dil yarası acıtmadan çabuk gel.
Ne gurbet ayırır ne de bir ecel.
Diyor idim tam zararlı çıktım.

22/ 3/ 06 Drunen, Hollanda.



EY BAHAR!

Meyve mevsiminde bana bakmadın.
Şimdi çektiklerim senden ey Bahar.
Dulda da beklerim şaha kalkmadın.
Nedir senden çektiklerim ey Bahar?

Sebepsiz estikçe dalımı büktün.
Yağmur oldun çiçeğimi hep döktün.
Azgın sele döndün kökümü söktün.
Nedir senden çektiklerim ey Bahar?

Bulut oldun üzerimi karattın.
Şimşekler çaktırdın yaktın karattın.
Nisanın başında sen dolu attın.
Nedir senden çektiklerim ey Bahar?

Hayâlimi dokuz kasım da yıktın.
Ayın onu oldu doruğa çıktın.
Özlem gerekirken ne çabuk bıktın.
Küsüş sebebini söyle ey Bahar?

Topraksız Alkan’ım kimler dinliyor.
Vücudunu verem sarmış inliyor.
Kahpe felek omzumdan inmiyor.
Bütün kozlar elindedir kız Bahar?

11/11/ 2006  Drunen/ Hollanda



NURAY
tipi resimleri kar fırtınası resimleri, snowstorm photo

Nuray
Güneş idin battın, kuş oldun uçtun.
Gittikçe od oldun, geldikçe geçtin.
Tohum iken ektim, yetiştin biçtim.
Bilemiyorum ben sonumu Nuray.

Dalga idin durdun, çiçektin soldun.
Rüzgâr iken sustun, rutubet oldun.
Nereye saklandım ise oraya geldin.
Bilemiyorum ben sonumu Nuray.

Kar gibi yağarken tipiye döndün
Tutuştun alevlendin aniden söndün.
Şıvgından (ı) borana geçiyon kendin.
Bilemiyorum ben sonumu Nuray.

Yağmur idin dindin, kardın eridin.
Dağlarda dumandın kalktın yürüdün.
Her tarafı toz dumana bürüdün.
Bilemiyorum ben sonumu Nuray.

Topraksız’ım üzüm gibi yediler.
Pavuzatlar (2) biz görmedik dediler.
Sinsi sinsi ağlatıyor gidiler.
Bilemiyorum ben sonumu Nuray.

1- ince yağan kar tipisi. 2- Pavuzat: Bekçi.
11/11/ 2006 Drunen/ Hollanda


ELİNDE TUT N’OLUR

Kafamı karıştır akılsız kalsın.
Ateşli tandıra kuyla da yansın.
Bağrımın içinde yalnız sen varsın.
Kalbimi elinde tut n’olur Nuray.

Ellere gül diye beni gösterin.
Ben kapında çelenk olmak isterim.
Bir tüv kadar yumuşacık hislerim.
Onun üzerine yat n’olur Nuray.

Gül tanesi gibi kümeli atar.
Rast gele tutarsan dikeni batar.
Olan duygulara şefkâti katar.
Şöyle o aşkından sat n’olur Nuray.

Kalbime attığın imza karışık.
Kuytu yerlerde aranan ışık.
Sevda kadar sıcak dilin dolaşık.
Korkuyu üstünden at n’olur Nuray.

Topraksız Alkan’ı yersiz üzersin.
Dalda açmış çiçek kadar güzelsin.
Bulunamayacak kadar özelsin.
Canıma canını kat n’olur Nuray.
11/ 11/ 2006 Drunen/ Hollanda.



 

AKAN S

AKAN SELE VERSEYDİM

Şu gönlümü yavrum sana değil de.
Tan ağrırken esen yele verseydim.
Kulağına fısıldayım eğil de.
Dün buradan akan sele verseydim.

Haber vermen ızdıraptan öldürün.
Koparın çiçeğimi çöpe doldurun.
Susuz korsan kız sevgimi soldurun.
Kadir kıymet bilen ele verseydim.

Gözler nehir olsun suyundan içim.
Kirpiklerin köprü olursa geçim.
Arasından düşüp dudağını seçim.
Biraz konuşsak da dile verseydin.

Gönül alacaksan güneşe dokun.
Suya yazı yazdım silme sen sakın.
Yaklaş be güzelim nabzına bakım.
Sevgi gösterip de çöle verseydin.

Bir gün eğer ben aklına gelirsem.
Yüreğini dinle aşktan bilirsen.
İçim sızlar eğer görmez ölürsem.
Fotoğrafı bile bile verseydin.

Topraksız Alkan’ım sensiz olmanın.
Ölüm olduğunu gösterim canım.
Aşkı tattırmadı tek zayıf yanım.
Sen gelsen de bana çile verseydin.

11/ 11/ 2006  Drunen/ Hollanda.


BÖYLE KAYNAŞILIR MI ?

Sıcağı senin de, ışığı benim.
Olsun diyon, güneş paylaşılır mı?
Geceler benimse, gündüzler senin.
Olmuş olsa böyle kaynaşılır mı ?

Zaman zaman sevenleri üzersen.
Sıra sıra yalanları düzersen.
Gündüz yatar, geceleri gezersen.
Çok ortamda sohbet koyulaşır mı?

Makinalar çalışırken eğlerse.
Anlatırken dolaşır da tüylerse.
Her kafadan herkes bir şey söylerse.
Konuşulan konu, anlaşılır mı?

Topraksız Alkan’ım sınırlı kalsın.
Köylüsü kentlisi, tamamı bilsin.
İster aşk da, ister oyun da olsun.
Karşılık olmazsa, oynaşılır mı?

26/ 5/ 05  Drunen, Hollanda.

birakmam seni

İZİNAL BU GÜN

Halılar sereyim senin yoluna.
Eski dertlerinden izin al bugün.
Gel bizim eve de gir şu koluma.
Eski dertlerinden izin al bu gün.

Yudum yudum sevdam seni bekliyor.
Aşkım tökeştikçe gör emekliyor.
Senin geliş saatini dekliyor.
Eski dertlerinden izin al bu gün.

Bütün malzemeyi sunayım sana.
Zeytinyağı suyu karıştır una.
Mayalı hamurdan çörek yap bana.
Eski dertlerinden izin al bugün.

Seviyorum derken titremek var da.
Göz göze gelince elimi gör de.
Değince kalbimin atını sor da.
Dört nala gidiyor izin al bu gün.

Topraksız Alkan’ım kalbine ayır.
Ellerime sarıl, titret ve koyur.
Sokaktaki kedileri git doyur.
Eski dertlerinden izin al bugün.

28/ 1/ 06 Drunen, Hollanda.



AŞIK OLUP VURULUNCA

Seninde gözlerin bir gün ıslanır.
Ümitlerin kırılınca anlarsın.
Ne yaşama arzun ne aşkın kalır.
Hayâllere sarılınca anlarsın.

Alışırım diye kendin avutma.
Yüreğinden parça koparıp atma.
Taş gibi uyurum diyerek yatma.
Uzanıp da doğrulunca anlarsın.

Ağladığın zaman yağmurlar yağsın.
Hüzünlendiğinde rüzgârlar değsin.
Yalnız kaldığında ilhamın gelsin.
Son fikrinden arınınca anlarsın.

Sığınacak bir limanı övdürün.
Yüreğinden fırtınayı kovdurun.
Hayâlini dalgalara dövdürün.
Akar suyun durulunca anlarsın.

Topraksız Alkan’ım hasretti gördün.
Ömrü esir oldu, düşmana verdin.
Hiç hesapta yokken hattına girdin.
Aşık olup vurulunca anlarsın.

3/ 7/ 04  Kırşehir



SÖYLE SEVDİĞİM.

Sislerin ardından buğulu bakan.
Anlat sen derdini söyle sevdiğim.
Güneşli havada su gibi akan.
Gölgede mi durun böyle sevdiğim.

Dertli başın hüzün doldu oturdun.
Akşamları roman gibi bitirdin.
Bin dereden teselleme getirdi.
Kimi sayıkladın öyle sevdiğim.

Her dakika beni yanına kattın.
Niye affetmedin ateşe attın.
Sabah saat dörtte telefon ettin.
Konuş benle gönül eyle sevdiğim.

Henüz bu güne dek vermedin bere
Gezindirdin beni sen yöre yöre.
Melek yüzlü şeytan olduğuna göre.
Mahkum oldum sana neyle sevdiğin.

Topraksız Alkan’ım kader gülmedi.
İçerimde coşku neşe kalmadı.
Yüreğime od düşürdü gelmedi.
Avunurum kaval meyle sevdiğim.

3/ / 7/ 04 Kırşehir

Ağaç altında öpüşen sevgililer - Ağacın dibinde oturan sevgililer
SAY GİBİ

Bir güzelin gamzesinde saçında.
Parılıyor güneş değmiş say gibi.
Mutluluk var paylaşımın içinde.
Aydınlatır insanlığı ay gibi

Nere baksam insanların başında.
Aşk acısı ekmeğinde aşında.
Gönül gözü kör olanlar dışında.
Sağa sola koşturuyor tay gibi.

Yanaktan dökülen süzülen yaşta.
Suyun köpüğü ile yıkanan taşta.
Hedefe kitlenmiş karşı yamaçta.
Gerilmiş sırımı durur yay gibi.

Çiçek olsan bana açan huyun var.
Buz diyemem berrak soğuk suyun var.
Yüzümdeki tebessümde payın var.
Akşamaca akıyorsun çay gibi.

Topraksız Alkan’ım yerinde durman.
Yardım için koşan, olursun kirmen.
Gözlerinde nursun, dizinde derman.
Çoğalıyon gün geçtikce oy gibi.

5/ 7/ 04  Kırşehir


kuyu resimleri
SÖNDÜRMEZ BENİ

Olanca duygumu bütün aldırdım.
Her yörede tedavilden kaldırdım.
Görünmez nesneye taptım çıldırdım.
İçin için yakar söndürmez beni.

Belli saatlerde işaret verir.
Yanıp tutuştuğumu gözüyle görür.
Gönül hep onunla vakit  geçirir.
Camdan cama bakar döndürmez beni.

İlk sen mi içerek bitirin suyu.
Hayat böyle işte bir dipsiz kuyu.
Bir tek değişmeyen evrenin huyu.
Bakıp gördüklerim kandırmaz beni.

Topraksız Alkan’ım onda marifet.
Otur soluklan da güzel tarif et.
Dünya yalan ama insana cömert.
Umutlarım yorgun, sandırmaz beni.

15/
6/ 05  Drunen, Hollanda.


ÇEKİNMEDEN BEN SANA

Keşke sözlerime kulak verseydin.
Kalbimde çırpınan kuşu görseydin.
Yaşadığım cehennemi sorsaydın.
Anlatırdım çekinmeden ben sana.

Ne ateşsin, ne dumansın, ne yolsun.
Bekle ki gönlünün baharı olsun.
Nasıl tedirginim bilmeyen bilsin.
Anlatayım çekinmeden ben sana.

Dolaştırın düşünceli biçimde.
Dertlerim bitmiyor benim suçum ne.
Senden sesler cıvıldıyor içimde.
Anlatayım çekinmeden ben sana.

Topraksız Alkan’ım ikrar getir de.
Ben başlayım sen sözünü bitir de.
Dizlerini yık karşıma otur da.
Anlatayım çekinmeden ben sana.

8/ 8/ 04 Kırşehir


BENİM GİBİ GARİBİ

Güzelliğin bir gün olup solacak.
Ne yapacan benim gibi garibi?
Eser yaptın eserinde ölecek.
Ne yapacan benim gibi garibi?

Olumlu olumsuz  dikkate aldın.
Alma dedim yine kalbimi çaldın.
Yağmur gibi yağdın, sel oldun geldin.
Ne yapacan benim gibi garibi?

Güneş gibi yakar kızgın olunca.
Geçen günler hayatımdan çalınca.aşk


Sorarım kendime yalnız kalınca.
Ne yapacan benim gibi garibi?

Gel desem gelmeye zamanı bulun.
Ol desem belki de sen kölem olun.
Be hey vicdansız, yüreksiz gelin.
Ne yapacan benim gibi garibi?

Topraksız Alkan’ım ille dayatsa.
Boynuna sarılsa, dizine yatsa.
Aşık olmak yetmez, sevgi hayatsa.
Ne yapacan benim gibi garibi?

8/ 8/ 04 Kırşehir

 
Kader bu PDF Yazdır e-Posta
İbrahim Alkan tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 03 Aralık 2011 08:57

NASIL OLURSUN BİLMEM    

Dünyaları versem senin için az.
Hiç biri eş değerli bedel olamaz.
Karşılığını alsam etmem ihtiraz.
Benden uzak nasıl olursun bilmem.

Bana çay kahveyi yapıp verdikçe.
Gönlüme mutluluk düşer gördükçe.
Hüzünlü yaşarım uzak durdukça.
Onun duygusunda nasılsın bilmem.

Düşündüm diyemem tam yerindesin.
İçime doğdukça hislerimdesin.
Uyanık durdukça düşlerimdesin.
Yatarken rüyamda nasılsın bilmem.

Dön desem dilberim dönmüyeceksin.
Daim düşündüğümü bilmeyeceksin.
Zannetme ellerde solmayacaksın.
Hoyrat ellerde mi kalırsın bilmem.

Topraksız Alkan’ım yine aranın.
Çoğaldı bu günler hatır soranın.
Azaldı galiba para verenin.
Aylarca nereden bulursun bilmem.
5/ 06/ 2006. P.Tesi.Saat:14,55. Drunen/ Hollanda.

ELBET YERİN BULACAK

Sana doğru bir kelebek uçurdum.
Tarif ettim gülüm seni bulacak.
Rüyada uyandım uykum kaçırdım.
Benim için bir öpücük alacak.

Umutlarım yeşerdi gönderdim sana.
Bir tutam mutluluk verirsin bana.
Söz vermedim güzel senin anana.
Bu mesajım elbet yerin bulacak.

Ömür boyu bitiremez hislerim.
Bulmaktan çok aramayı isterim.
Anlayıp dinleyip tanıyım derim.
Belki senden bana cevap gelecek.

Topraksız’ım hep sözünü tutuyon.
Sessizliği uçurumdan atıyon.
Fısıltıyı rüzgarlara katıyon.
Hayırlısı onun sonu nolacak.
22/ 02/ 2007. Perşembe.Saat:00,05. Drunen/ Hollanda.

İÇİMDE SIZI

Kalbimde ağrı var içimde sızı.
Ağzımda fısıltı çağrıyor sizi.
Arada bir gel de kavuştur bizi.
Ben seni özlerim inan ki inan.

Gözden ırak olan sevgiden ırak.
Olur diyor isen hemen buluşak.
Beraber kalırsak ben sana çırak.
Oldukça özlerim inan ki inan.

Mavi gökyüzünün renginde saklı.
Suyun akışında ararsın aklı.
Göz göze gelince söyle kim haklı.
Sormazsan özlerim inan ki inan.

Topraksız Alkan’ım kalıyor işim.
Sonu ızdıraptır böyle gidişin.
Sensizliğe çare olmaz göz yaşım.
Beklerken özlerim inan ki inan.

9/ 06/ 2008. P.Tesi.Saat:09,15. Drunen/ Hollanda.

KOR OLDU İÇİME

Ağlamak bilmeyen kara gözlerin.
Sevmeyide bilmez lakin özlerim.
Rahatsız etse de bazı sözlerin
Kor oldu içime söylüyemiyom.

Sana sevdalıyım çok da özlüyom.
Bir yörede buluşmanı gözlüyom.
Sevdan yüreğimde kapalı diyom.
Kor oldu içime söylüyemiyom.

Buldum derken niye kayıp edersin.
Yaşamak isterken çekip gidersin.
Benim bu sevdama gülüm ne dersin.
Kor oldu içime söylüyemiyom.

Topraksız Alkan’ım inletemiyom.
Seni sana yazdım anlatamıyom.
Gönlüme sözümü dinletemiyom.
Kor oldu içime söylüyemiyom.

9/ 06/ 2008. P.Tesi.Saat:09,45. Drunen/ Hollanda.

SANA ANLATSIN

Dağ fulyası ile nergiz çiçeği.
Yaz günleri güler görür gerçeği.
Dünyamı herkesle paylaşım deyi.
Nasıl çiçek açtığını anlatsın.

Zarif gövdesiyle kararı versin.
Gözleri sadece güzellik görsün.
Gidip kardelenden iklimi sorsun.
Soğuk rüzgârları o da anlatsın.

Cacık topluyarak dereyi geçek.
Karşıki pınardan biraz su içek.
Kekikler topla da çay kaynat içek.
Otun şifasını sana anlatsın.

Topraksız Alkan’ım yaşamak feci.
Üç gül, yavru ağzı, ebem gümeci.
Kadı başı, kangal, çakır dikeni.
Talihini kader diye anlatsın.
9/ 06/ 2008. P.Tesi.Saat:15,15. Drunen/ Hollanda.

DERLERDİ ERKEN

Okullar okudun bütçeniz dar ken.
Gezmek ister idin derler di erken.
Avcuna sığmayan yüreğin var ken.
İstediğin gibi kullanamadın.

Öfkeni rüzgârlar alsın götürsün.
Buhar olsun bulutlara otursun.
Yağmur kırcı kar olarak getirsin.
İstediğin gibi kullanamadın.

Alın yazın ta kökünden sökülsün.
Derdini yaprağa yazdın dökülsün.
Karışsın toprağa burdan çekilsin.
İstediğin gibi kullanamadın.

Topraksız Alkan’ım neleri tadan
Aklınla yüreğin aynı bir adam.
Beni arzuladın olmadı kada’n.
İstediğin gibi kullanamadın.
9/ 06/ 2008. P.Tesi.Saat:16,15. Drunen/ Hollanda.


OTA DÖŞENİR.

Ekin tarlasında mallar yayılır.
Başında duranlar çoban sayılır.
Güverteyi bulan hayvan koyulur.
İmrene imrene ota döşenir.

Öküzleri nalbat ayaktan nallar.
Zarar görmemesi için hep kolar.
Karşılıksız iş yapmıyor bak eller.
Bazıları emek vermez üşenir.

Keçi yavrusuna durmadan meler.
Dolanarak arar düşünür neler.
Yankı yapan sesi yürekler deler.
Her canlıya göre acı yaşanır.

Koyunlar sıcakta gitmez körükür.
Kafasını saklar vücut görünür.
Tutup atsan dahi gitmez erinir.
Bu cins canlılara yürümez denir.

Topraksız’ım senin sonunda gelir.
Eşeğin kazancı at için olur.
Her canlı sonunda mutlaka ölür.
Kimi mundar olur kimisi yenir.

9/ 06/ 2008. P.Tesi.Saat:16,25. Drunen/ Hollanda

.

 
BUNLAR DA KÖYLÜMÜZ PDF Yazdır e-Posta
İbrahim Alkan tarafından yazıldı.   
Salı, 01 Aralık 2009 11:33

Aşşağı ve sağ tarafları orman oldu. O resimleri yükleyemedim ileride paylaşırım.

İbrahim Çoban'ın Keklikleri 2011 OOS Şehri Hollanda'da

Sudan başka birşey içmez de biz varız diye gazoz içiyor.

İçtiği özel Özbağ gazozu. Benim Emine imrenip Tütkiyeden getirmiş.

İbrahim Çoban yeni ürettiği yavru keklikleri bana gösterdi. Bunlar

Bu görünenlerde İbrahim Çobanın Başka keklileri

Bu da ben İbrahim Alkan ( Topraksız Alkan) Gülleri inceliyorum

İbrahim Çoban Oğlu ile birlikde Evlerinin ön tarafındalar.OOS da